Öğrencinin Kendine Ayna Tutması: Öz-Değerlendirme

Öğretmenler odasında bazen şöyle konuşmalar döner: “Hocam çocuklar kendi çalışmalarına hiç bakmıyor, hemen ‘Oldu mu?’ diye bize soruyorlar.” Aslında tam da bu noktada NCME’nin çok güzel bir önerisi var: öz-değerlendirme. (Öz Değerlendirme çok daha eski bir kavram fakat NCME’nin makalesinde Öz Değerlendirmenin uygulanış şekilleri yer almakta.)

Öz-Değerlendirme: Not Vermek Değil Öğrenmeye Ayna Tutmak

NCME’nin anlattığı en temel nokta şu: Öz değerlendirme bir puanlama işi değildir geri bildirim sürecidir. Öğrenci‐öğretmen ilişkisinde genellikle biz öğretmenler “geribildirim veren” taraf oluruz. Ama burada roller biraz değişiyor: Öğrenci kendi yaptığı işe şöyle bir bakıyor, duruyor, düşünüyor, soruyor:

  • “Ben şu anda neredeyim?”

  • “Bu kriterlere göre hangi kısımlarım iyi?”

  • “Neyi geliştirebilirim?”

  • “Bir sonraki adımım ne?”

Yani öğrenci kendi öğrenmesinin direksiyonuna oturuyor. Bu da öğrenmenin en güçlü hâli: öz regülasyon (kendi kendini yönetme). NCME’nin vurguladığı önemli bir şey daha var: Öz değerlendirme ancak kriterler açık ve anlaşılır olduğunda işe yarıyor. Kriterlerin öğrencilerle birlikte açılması, örneklerle konuşulması, gözden geçirilmesi gerekiyor. Çünkü öğrenci neye bakacağını bilmezse ayna da işe yaramıyor.

Sınıfımızda Nasıl Uygulanabilir?

  • Ders sonunda 2 dakika “Ben bugün ne öğrendim?” turu yapmak.
    Hiçbir şey yazdırmadan sadece minik bir düşünme molası bile yeterli.

  • Kriterleri sınıfta öğrencilerle birlikte yorumlamak.
    “Bu ölçütün gerçek hayattaki karşılığı ne olabilir?” sorusu çok işe yarıyor.

  • Öğrencinin geliştirmesi için fırsat vermek.
    Öz değerlendirme + düzeltme imkânı = gerçek öğrenme.

  • Öz değerlendirmeyi öğretmene teslim edilmesi gereken bir ödev gibi değil, öğrencinin kendine sakladığı bir an gibi düşünmek.
    NCME makalesi bu konuda çok net:
    Bazı öz-değerlendirmeler öğrencinin kendisine ait olursa daha dürüst ve daha güçlü oluyor.

Yani mesele şu: Öğrenciyi sadece bir alıcı olmaktan çıkarıp öğrenmenin ortağı yapmak. Bu da çok büyük stratejiler gerektirmiyor günlük pratiklerde uygulanabilir küçük dokunuşlar yeterli.

Öğrenciye Düşündürdüğümüz Her An Öğretmenin Kazancıdır

Öz değerlendirme öğretmenin işini hafifleten bir teknik değil; öğrenmenin kalitesini artıran bir kültür. Öğrenci kendi ilerlemesini gördüğünde özgüveni artıyor. Neyi bilmediğini fark ettiğinde gelişim hedefleri netleşiyor. Ve en önemlisi  öğrenmenin “öğretmenin değerlendirmesi” değil, kendisine ait bir süreç olduğunu hissediyor. Biz öğretmenler için de bu durum oldukça tatmin edici bir deneyim: “Demek ki çocuk kendi kendine düşünebiliyor” demek kadar güzel bir duygu zor bulunur.

Orijinal Kaynak İçin

https://www.ncme.org/resources-publications/professional learning/formative/self-assessment

İLGİLİ yAZILAR