Sınav Küresel, Ölçüt Evrensel
Günümüz eğitiminde “küresel vatandaşlık” kavramı sadece öğrenci değişim programlarını değil ölçme ve değerlendirme anlayışlarını da dönüştürüyor. Uluslararası okullar artık sadece farklı ülkelerden öğrencileri bir araya getiren kurumlar değil aynı zamanda ölçme kültürünün karşılaştırıldığı laboratuvarlar hâline geldi. Bu yazıda farklı ülkelerdeki uluslararası okulların ölçme sistemlerini inceleyerek Türkiye’deki okullar için çıkarılabilecek dersleri ele alacağız.
Uluslararası Okullar Neden Farklı?
Uluslararası okulların temel amacı öğrencileri yalnızca akademik bilgiyle değil evrensel becerilerle donatmaktır. Bu nedenle bu okullarda ölçme süreci;
- Ezber bilgisinden çok eleştirel düşünme,
- Tek doğru cevaptan çok akıl yürütme süreci,
- Not odaklılıktan çok geri bildirim odaklı değerlendirme üzerine kuruludur.
Birçok okul Uluslararası Bakalorya (IB) veya Cambridge Assessment gibi sistemleri kullanır. Bu sistemler sadece “öğrenci ne biliyor?” değil aynı zamanda “öğrenci bilgisini nasıl kullanıyor?” sorusuna yanıt arar.
Singapur – Analitik Performans Değerlendirmesi
Singapur’daki United World College (UWCSEA), klasik testlerin yanında performans temelli değerlendirme yöntemlerini kullanır. Öğrenciler belirli bir kavramı farklı disiplinlerle ilişkilendirerek çözüm üretirler.
- Örnek: Matematik dersinde “karbon ayak izi azaltımı” konusuna ait bir projede öğrenciler orantı, grafik ve istatistik becerilerini kullanarak gerçek veri analizi yapar.
- Değerlendirme: Öğretmen yalnızca sonuca değil öğrencinin problemi çözme sürecine puan verir.
Bu sistem Türkiye’de son yıllarda MEB’in “beceri temelli sorular” yaklaşımına oldukça yakındır.
Finlandiya – Kapsamlı Öğrenme Portfolyosu
Finlandiya’daki Helsinki International School’da ölçme süreci öğrenme portfolyoları üzerinden yürütülür. Öğrenciler yıl boyunca yaptıkları tüm çalışmaları (yazılı ödevler, grup projeleri, öz-değerlendirme raporları) dijital portfolyoda toplar.
- Amaç: Öğrencinin gelişim sürecini izlemek.
- Araçlar: Dijital rubrikler, öğrenci-öğretmen görüşme notları, öz-değerlendirme formları.
Bu yaklaşım Türkiye’de “ölçme sürecini ürün değil süreç olarak görmek” hedefiyle doğrudan örtüşür.
Kanada – Uyarlanmış Ölçme (Adaptive Assessment)
Kanada’daki Pearson International College, öğrencilerin bireysel hızlarına göre değişen uyarlanabilir test sistemleri kullanır. Testte bir madde doğru yanıtlandığında sonraki soru daha zor yanlış yanıtlandığında daha kolay gelir.
- Teknoloji: Yapay zekâ tabanlı ölçme algoritmaları.
- Faydası: Öğrencinin yetenek düzeyini kısa sürede daha doğru tahmin etmek.
Bu yöntem PISA ve OECD gibi uluslararası sistemlerin de kullandığı madde tepki kuramı (IRT) temeline dayanır. Türkiye’de hâlen pilot uygulama aşamasında olsa da bu yaklaşım geleceğin e-değerlendirme sistemlerinin temelini oluşturuyor.
Türkiye İçin Çıkarımlar
Uluslararası örnekler Türkiye’deki ölçme ve değerlendirme sistemine dair üç temel ders sunuyor:
- Süreç odaklı ölçme: Öğrencinin öğrenme sürecini belgeleyen portfolyolar değerlendirmenin merkezine alınmalı.
- Disiplinler arası yaklaşım: Gerçek yaşam problemlerini matematik, fen, sosyal bilimlerle entegre eden görevler tasarlanmalı.
- Uyarlanabilir sistemler: Teknoloji destekli bireyselleştirilmiş değerlendirme modelleri geliştirilmeli.
Bu noktada MEB’in “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” de benzer bir dönüşüm hedefi taşıyor: bilgi ölçmekten çok beceriyi, düşünme biçimini ve üretkenliği ölçmek.
Sonuç: Uluslararası Deneyim Yerel Uyum
Uluslararası okullar bize şunu gösteriyor: Değerlendirme öğrenciyi sıralamak için değil yönlendirmek için yapılmalıdır. Her ülkenin kendi kültürel bağlamı vardır ancak adil, şeffaf ve öğrenmeye rehberlik eden ölçme anlayışı evrenseldir. Türkiye’nin ölçme sisteminde bu anlayış güçlendikçe, öğrencilerin potansiyelleri daha görünür hale gelecektir.








